Bu sitedeki bütün içerik Creative Commons (by-nc-sa) ile lisanslıdır.

Hoşgeldiniz Millet!!!!!!

Ekim 29, 2009 9 yorum

Üstat Lin@Pardus ~ $ sudo pisi it Üstat_Lin’in_ Bloğu

Naber Millet.

Sistem yöneticinizin gerekli bilgilendirmeyi yaptığını varsayıyoruz.
Bilgilendirme, genellikle aşağıdaki maddelerle ilgilidir:

#1) Diğerlerinin mahremiyetine saygı gösterin
#2) Yazmadan önce düşünün.
#3) Büyük güç büyük sorumluluk getirir.

Parola:

Devamını oku…

Categories: Blog Etiketler:, , ,

Değişen Kedicik…

Ekim 14, 2010 1 yorum

2011 kullananlar bu gün güncelleme yapmaya çalıştığı taktirde aşağıdaki gibi bir hata ile karşılaşacaktır:

“Depolar güncelleniyor
Depo güncelleniyor: pardus
Program sonlandırıldı.
“http://packages.pardus.org.tr/pardus/2011/stable/x86_64/pisi-index.xml.bz2.sha1sum” hedef dosyasına erişilemedi: [Errno 14] HTTP Error 404 : http://packages.pardus.org.tr/pardus/2011/stable/x86_64/pisi-index.xml.bz2.sha1sum
Genel yardım için lütfen ‘pisi help’ komutunu kullanınız.”

Peki bu neden kaynaklanıyor? Yeterli bir açıklama olarak “Geliştirici” listesine “Fatih Aşıcı” adlı geliştiricinin attığı bir eposta yeterli olabilir:

“Selamlar,

Mass rebuild neredeyse tamamlandı. Yeni pisi ile oluşturulan paketler packages.pardus.org.tr’de
yerini aldı. Sıkıştırılmış index dosyasını artık xz ile sıkıştırdığımız için depo adreslerini
değiştirmek gerekiyor. Tabi bunu yapmadan önce yeni pisi’yi eski formattaki paketini kullanarak
kurmanız gerekiyor. 32 bit [1] ve 64 bit [2] için pisi paketlerini cekirdek’e koydum.

Mass rebuild sırasında debug paketleri de üretildi. [3] ve [4] adreslerinden bu paketleri içeren
depolara da ulaşabilirsiniz.

İyi çalışmalar…

[1] http://cekirdek.pardus.org.tr/~fatih/tmp/pisi-2.4_alpha1-182-p11-i686.pisi
[2] http://cekirdek.pardus.org.tr/~fatih/tmp/pisi-2.4_alpha1-182-p11-x86_64.pisi
[3] http://packages.pardus.org.tr/pardus/2011/devel/i686-debug/
[4] http://packages.pardus.org.tr/pardus/2011/devel/x86_64-debug/

Duyarlı bir 2011 kullanıcısı olarak bu bilgiyi paylaşmak istedim. Güle güle kullanın :)

Amarok の 薬

Eylül 20, 2010 2 yorum

Özellikle geniş koleksiyonu olanlar, Amarok’un biraz şişmeye başladığını fark edecektir. Koleksiyona yeni eklenen şarkıları geç açma, bazı şarkılarda takılma, koleksiyonu taramada yavaşlama ya da bazı şeyleri unutma gibi problemler de cabası. Peki buna ne sebep oluyor sizce? Özellikle benim gibi 1000′i baya aşkın (en son 4502 idi) şarkı barındıran koleksiyonlarda bu şişme oldukça artıyor.

Ufak koleksiyonlarda pek bir sorun yok. İş büyük koleksiyonlara geldiğinde ise Amarok’un dahili veritabanı yetersiz kalıyor ve şişmeye neden oluyor. Hele hele koleksiyon onlardan çıkıp yüzlerce GB hâlini almaya başlarsa işte o zaman Jigoku ni Youkoso (Cehenneme hoş geldiniz) demek kalır bize. Konu Japonca’dan açılmışken yazının başlığını da tercüme edeyim. Okunuşu “Amarok no Kusuri”, anlamı ise “Amarok’un İlacı” demektir.

Devamını oku…

Geliştiriciler hakkında acemi bir gözlem

Ağustos 16, 2010 3 yorum

Şimdi yazacaklarımda belki haklıyım, belki haksızım, kimse bunu bilemez. Ama bunlar biraz bilgi sahibi olan bir kullanıcının gözünde canlananlar olduğu için dikkate alınmalı diye düşünüyorum. Son iki blog yazım oldukça eğlenceli ve geyik yazılardı. Aklımda canlanan bir kaç eğlenceli şeydiler. Ama şimdi yazacağım şey biraz ciddi.

Devamını oku…

Gereksiz Bir Gecede Aklımdan Geçen Gereksiz Şeyler

Ağustos 11, 2010 4 yorum

Aslında belli konusu olmayan bir yazı yazmayı pek sevmem ama maalesef bu sefer içimden geldi. Daha çok Otaku bir Geek’in hayatından ufak bir kısmı anlattığı bir yazı olacağa benziyor. Sıkıcı gelirse okumayabilirsiniz. Kimseye silah zoru ile oku demiyoruz :D .

NOT: Resimlerin üzerinde durunca çıkan notları okumanızı tavsiye ederim…

Örnek bir Cosplay

Devamını oku…

Özgür dünyanın arsız çocuğu: Linux

Temmuz 4, 2010 6 yorum

NOT: Bu yazıyı eğlence olsun diye yazdım. Can sıkıntısına birebir :D . Ayrıca sadece kişisel görüş içerir. Hiç bir değeri yoktur :D

Aslında başlık kendini belli ediyor biraz. Linux, işletim sistemleri arasında en arsız olanı. Aslında bunun altında oldukça güzel sebepler var. Bu arsızlık Linux’un avantajına bir durum.

Peki bu arsızlık ne?

Çoğu özgür yazılımda olduğu gibi Linux’ta da biraz rahat bir ortam vardır. Her türlü şeyle dalga geçmeye müsait bir topluluğa sahip olur. Bu da projenin kendisini arsız yapar. Ama bu kötü bir şey değildir. Çünkü bunun olması, o projenin özgür olduğunun başka bir kanıtıdır. Siz hiç Windows için olan reklamlarda Windows logosunun dil çıkardığını gördünüz mü? Bu kadarını bile yapmıyor insanlar. Çünkü ortam fazla resmi, fazla kapalı, fazla muhafazakâr…

Peki nereden geliyor bu arsızlık?

En temel olarak Linux’un özgürlük yanlılığından geliyor. Bu sayede topluluk davranışları da bir serbestlik içerisine ilerliyor. Bu da insanların daha eğlenceli şeyler yapabilmesini sağlıyor. Örneğin, hangi işletim sisteminin maskotunun başka bir işletim sisteminin logosuna işediğini görebilirsiniz? Ama biz Linux kullanıcıları bunu gördük. Aynısını Mac OS yapabilir miydi? Yada Windows…

Başka bir sebep ise işletim sistemine gönül vermişlik. Dolayısı ile de diğerleri ile dalga geçmek zevk vermektedir.

Linux’un arsız olması aslında topluluktan gelen bir durum. Ama sonuç olarak bu arsızlık, insanların özgürlükten ne kadar zevk aldığının da bir kanıtı değil midir?

Linux dünyasında kimi tanırsanız tanıyın, mutlaka her haltı bekleyebileceğiniz tipte biri olur. Çünkü Linux’a gönül verenler, bilgisayardaki rahatlığı yavaş yavaş kendinde de hissediyor. Dolayısı ile de öyle olmasa bile öyle olmaya başlıyor. İşte bu da Linux’un diğer bir arsızlığı. Kullanıcısını da arsızlaştırıyor.

Arsızlık iyidir be aga…

Fazla emperyalist bir Windows, fazla diplomatik bir Mac OS kullanmaktansa bizim gibi özgür beyinli insanlar sanırım fazla özgür ve fazla arsız bir Linux kullanmaktan zevk duyuyoruz.

Son söz olarak:

Plasma’nın Gizli Yüzü [Bölüm 3: Plasma size pratiklik kazandırsın...]

Mayıs 16, 2010 4 yorum

Geçen yazımda Plasma’nın birkaç özelliğine değinmiştim. Bu yazıda biraz daha ufak detaylara ineceğim. Ama belki de bu ufak detaylar pek çoğunuzun hoşuna gidecektir. Özellikle benim gibi çoğunlukla masaüstünden çok pencerelerle yüz yüze olan kişilerin panellerini daha da işlevsel hâle getirmesi için biçilmiş kaftanların mevcut olduğunu hesaba katarsak…

Devamını oku…

Muhteşem bir haber!

Nisan 27, 2010 6 yorum

Windows tekelciliğine güzel bir darbe… Devamının gelmesi dileği ile…

僕は世界のリュクだ

Nisan 24, 2010 Yorum yapın

Şimdi şu Japonca başlığı okuyabilen ve okuyamayan kişiler vardır. Ama ben bu başlığı sadece okuyabilenler okuyabilsin diye yazdım :D

Neyse, Özgürlükİçin ve değişik ortamlarda benim kullanıcı değiştirmeye başladığımı görenler olmuştur. Benim şu ana kadar iki kullanıcı adım vardı. Bunlar “Hacker1″ ve “Üstat Lin”. Fakat artık “Hacker1″ kullanıcı adını artık kullanmamaya kararı aldım. Sebebine gelecek olursak eğer, yeterince açık değil mi. Hacker sözcüğü günümüzde tüm esprisini kaybetti. Bunun yanı sıra pek ciddiye alınan bir isim değil “Hacker1″. Dolayısı ile de “Hacker1″ isminin miladı doğmuştu.

Devamını oku…

Bazıları Cacık Sever

Nisan 3, 2010 20 yorum

Şu an Linux camiasının iki parçaya ayrıldığını söylesek yalan olmaz. KDE sevenler ve sevmeyenler. Bu iki taraf da fanatik sayılır. Hele hele KDE  4 ailesi çıktıktan sonra diğer masaüstü yöneticilerinden baya farklılaştıklarını hesaba katarsak…

Ben koyu bir KDE fanatiğiyim ve bunu çoğu kişi de bilir. Neden KDE fanatiği olduğuma gelecek olursak, bunu yazının ilerleyen kısımlarında söyleyeceğim.

Öncelikle KDE hakkındaki en önemli detayı atlamayalım. Kararsız. Ama çoğu kişi bu kararsızlığın nedenini sormadan direkt kararsız diyor. Öncelikle diğer masaüstü projelerinin sadece masaüstü olduğunu unutmayın. KDE ise sadece masaüstü olmaktan çıkalı yıllar oldu. KDE kendi bünyesinde masaüstü dışında, ofis, geliştirme araçları, çokluortam programları, İnternet araçları ve pek çok şey geliştiriyor. Dolayısı ile de KDE bir masaüstü yöneticisi değil, bir yazılım topluluğudur. Zaten KDE firması bir süre önce adını KDE Software Compilation olarak değiştirdi. Yani KDE projesi bir programlar bütünü projesi.

Devamını oku…

İlk WTFPL ile lisansladığım programım

Mart 15, 2010 Yorum yapın

Oldukça eğlenceli bir lisans olan WTFPL (Do What The Fuck You Want To Public License) ile bir program yazma girişiminde girdim. Aslında bu program Pi Günü Şenlikleri için hazırladığım basit bir pi hesaplayıcıdan başka bir şey değil. Ama gene de işe egzotiklik katmak için lisansını WTFPL gibi, adından da anlaşılacağı üzere abzürt bir lisans seçtim.

Devamını oku…

Biraz Eğlence…

Mart 4, 2010 Yorum yapın

Hep Pardus ile ilgili görüşleri ele alan ciddi (Yok daha neler) yazıları ele almıştım. Bu da biraz eğlence olsun. Kendime bu plakanın 34lüsünü almayı düşünüyorum şahsen :D bi 18e girelim…

Düşündüm de,  güzel olur. 34 KDE 44 :D . Plakayı da GPL ile lisansladık mı…

Not: bir süredir kız arkadaşımın beni KDE’den kıskanmaya başladığını seziyorum…

Nedir Bu EXE merakı?

Şubat 4, 2010 10 yorum

Her hâlde forumda, deneyimli kullanıcıların en sinir olduğu olaydır; Daha Pardus hakkında bir şey bilmeyen, Pardus’u tıpkı Windows gibi zanneden kişiler eski alışkanlıklarını devam ettirip bir ‘exe’ uygulamasını kurmayı deneyince başarısız olurlar ve forumda “Bu ne başarısızlık, daha doğru dürüst exe bile çalıştıramayan işletim sistemine kararlı diyorsunuz!” diye sövüp sövüştürür. Biz de insanlık görevimiz olarak “Exe Windows uygulamalarıdır. Linux ile Windows benzer değil, mimari açıdan tamamen farklıdır. Dolayısıyla Linux’ta exe çalıştırmak, 3 tekerli bisiklet ile dağ yamacından aşağı kaymaya benzer.” diye cevaplamaya çalışıyoruz ama nafile… “İlla exe isterim!” diye tutturmuş bu insanlar. Sanki exe bir avantajmış gibi.

Linux ve Windows Arasındaki Farklar:

Pek çok kişi Linux’u (dolayısıyla Pardus’u), Windows’a para vermemek için geliştirilmiş, Windows çakması işletim sistemleri sanmaktadır. Belki günümüzde görünüş olarak Windows’a oldukça benzeyen dağıtımlar mevcuttur. Ama o yapının içlerine indiğimizde en ufak bir benzerlik bile bulunmamaktadır. En başta kök dizin yapısı bile farklıdır. Bu sadece farklardan biridir.

Devamını oku…

Müjdeler Telli Turnadan…

Ocak 15, 2010 Yorum yapın

Anthropoides virgo kod adlı yeni ara sürüm Pardus 2009.1 Anthropoides virgo, artık Pardus sunucularında…

Peki bu yeni sürümde ilk göze çarpanlar neler?

Öncelikle yeni Kernel (2.6.31.11)ve KDE 4.3.4 ile gelmesi. Bunun dışında benim çok sevdiğim bir özellik de barındırıyor. Acemi kullanıcıların kernel güncellemesinden sonra Grub ekranında birden fazla Pardus açılışı görüp korkması, her hâlde kazara paneli silenlerden sonra en çok sorulan soru oldu forumda. Ama artık bu sorun ortadan kalktı. Grub, otomatik olarak eski çekirdekleri ikinci bir menüye atıyor. Ayrıca Müdür‘ün yeni bir özelliği olarak, eğer yeni çekirdekte bir hata çıkarsa otomatik olarak eski çekirdeği öntanımlı yapıyor. Bu özelliğin gelmesine ne kadar sevindiğimi bilemezsiniz.

Bunun yanı sıra artık Paket Yöneticisi‘nin şu meşhur ötesi D-bus hatasını şu ana kadar göremedim. Hatta son güncellemeleri Grafik arayüzü ile kurdum.

Kurulumda RAM kullanma özelliği de muhteşem bir şey. Çalışan ve Kurulan CDler ile, açılış parametrelerinde değişiklik yaparak çalışma dosyalarını RAM’e atabiliyor, bu sayede de kurulum esnasında ya da çalışan CD ile kullanma esnasında oldukça büyük bir hız avantajı kazanıyorsunuz. Çünkü CDden okumaktansa RAMden okumak çok daha hızlı bir yöntemdir.

Çalışan CD, Hoş Geldin, Sefâlar Getirdin…

Evet, uzun bir aradan sonra Çalışan CD’ye de kavuştuk millet. Ayrıca bu yeni Çalışan CD ile Kurtarma Araçları da mevcutmuş (Duyuruda söylendiği kadarı ile).

Peki Ya Pardus DVD?

Evet, ben ve Ali Erkan Beyin son hız devam ettiği bu DVD seçkisi yakında sizlerle olacaktır. Gelişmeleri aşağıdaki linklerden takip edebilirsiniz:

http://tr.pardus-wiki.org/Pardus_Toplulu%C4%9Funun_DVD_Kurulum_Ortam%C4%B1_%C3%87al%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1_ve_Paket_Listesi

http://www.ozgurlukicin.com/forum/gonullu-calismalar/12817/?page=1

Resmi Duyuru:

Özgürlük İçin duyurusu…

veyeAnthropakoides virgo

Plasma’nın Gizli Yüzü [Bölüm 2: Sanal Masaüstleri ve Eylemler Evliliği]

Ocak 2, 2010 7 yorum
Masaüstü Izgarası

Bu özellikten sonraki bir Masaüstü Izgarası

UYARI: BU YAPILANLAR KDE4.3.4 ÜZERİNDE YAPILMIŞTIR. KDE 4.2.4 ÜZERİNDE YAPILAMAZ. ÇÜNKÜ BU ÖZELLİK 4.3 İLE KDE AİLESİNE KATILDI :D

Evet, KDE 4 ailesi ile beraber masaüstümüzü şenlendirmeye başlayan dostumuz Plasma’nın yetenekleri sadece panel, plasmoid ve arkaplandan ibaret değil. KDE 4 ailesinin en çok şikayet edilen konularından biri, KDE 3.5 ailesinden alışkın olduğumuz “Sanal masaüstlerine farkı arkaplan” ekleme özelliği idi. Maalesef KDE 4 ailesinde bu ihmal edilmişti. Fakat KDE geliştiricileri bizi üzmeyip, güzel bir sürpriz yapmışlar. KDE 4.3.X ve üzeri KDE sürümlerinde sadece arkaplan değil, plasmoidler bile ayrı her masaüstünde. Yani anlayacağınız her masaüstü, ayrı bir eylem olarak çalışabiliyor.

Kardeşim, Eylem Meylem Diyosun da…

Öncelikle eylem kavramını açıklayalım. Basitçe, birbirinden yarı bağımsız Plasma çalışma alanları denebilir. Her birinde ayrı arkaplan, ayrı plasmoidler vesaire var. Ancak panel her eylemde ortak.

Öncelikle Eylemlere Bölün

Evet. Masaüstlerinin her birini eyleme çevirmeyi öğreteceğim. Peki bu bize ne sağlıyor? Sanal masaüstlerinin çeşitliliğini…

Yandaki resimde gördüğünüz ayara ulaşmak için önce cashew’e (masaüstünün sağ üst köşesinde duran plasma butonu) tıklayarak “Plasma’yı Yapılandır” diyorsunuz. Ve ardından ilk seçeneği işaretliyorsunuz. Artık her masaüstü ayrı bir eylem oldu. Ama başta ufak karışıklıklar çıkıyor. Meselâ eylem yönetim penceresine küçülmüş gibi oluyorsunuz uygulaya bastıktan sonra. Bunu düzeltmek için yakınlaştırıp uzaklaştırmanız yeter. Ama çözemediyseniz Konsole’a kquitapp plasma-desktop && plasma-desktop komutunu yazarak plasma’yı yeniden başlatın. Şimdi size kalan son şey her masaüstünü düzenlemek.

Hop, Lin! Hangi Masaüstüne Hangi Eylemin Geleceğini Nasıl Ayarlayacağız?

Maalesef onu çözemedim diye bir espri ile başlasam fazla mı korkutmuş olurum? Aslında kolay. Örneğin 1. masaüstünde iken eylemleri küçültüp (Cashew’e tıklayıp küçült de) 1. masaüstüne hangi eylemin denk gelmesini istiyorsan onu seç. 2. masaüstünü belirlemek için 2. masaüstünde iken aynı işlemi yap. diğer masaüstlerini de sırası ile belirledikten sonra bazılarınız bir şey fark edeceksiniz. Fazladan bir eylem. Maalesef bu bir bug ve henüz çözülmemiş… Ama size fazla sıkıntı yaratmaz (en fazla küpteyken, eğer şeffaflığı ayarlamışsanız arkadan hafifçe sırıtır o kadar…)

Örnek Görelim Uleyn!

Örnek mi istiyorsunuz? Alın benim masaüstlerim… (Resimlere tıklayınca tam boy açılır.) (Resimlerin üstünde durunca açıklama çıkar…)

Not: Masaütü 1 Favorimdir :D

Masaüstü 1

Masaüstü 1

Masaütü 2

Masaütü 2

Masaüstü 3

Masaüstü 3

Masaüstü 4

Masaüstü 4

Umarım servisten döndükten sonra yeniden kurmam gereken Pardus’um üzerinde yaptığım bu yeni masaüstlerini beğenmişsinizdir ;)

Masaütü 2

Masaütü 2

Plasma’nın Gizli Yüzü [Bölüm 1: Kontrol Paneli İle Yer Kazanın]

Aralık 10, 2009 3 yorum

UYARI: BU YAPILANLAR KDE4.3.4 ÜZERİNDE YAPILMIŞTIR. KDE 4.2.4 ÜZERİNDE YAPILAMAYABİLİNİR. DENEMEDİM DE :D

Evet, KDE 4 ailesi ile beraber masaüstümüzü şenlendirmeye başlayan dostumuz Plasma’nın yetenekleri sadece panel, plasmoid ve arkaplandan ibaret değil. Öncelikle asla azımsanamayacak özelliklerinden biri kesinlikle bu yazıda bahsedeceğim Kontrol Paneli özelliği.

Nedir Bu Plasma???

Bu sorunun cevabını, canım sıkıldığı için ve yazının uzaması için yazacağım. Plasma, bir tür çalışma alanıdır. Anneme anlatır gibi anlatmam gerekirse eğer, şu masaüstünde gördüğün her b*k Plasma :D .

Gel Gelelim Kontrol Paneline…

Kontrol Paneli, benzetme ile tabir edecek olursak eğer, Mac Os X’teki Dashboard adlı arkadaş ile aynı görevi görmektedir. Masaüstüne Plasmoidleri sığdıramazsanız, ama farklı eylem için de üşenirseniz imdadınıza yetişir. “Kontrol Panelini göster” plasmoidi, “CTRL+F12″ klavye kısa yolu ve ayarladığınız bir ekran kenarlığı ile Kontrol Panelini Açabilirsiniz

Ama Neden Gene Masaüstümdeki Plasmoidler Var?

Evet, işte geldik işin en güzel kısmına. Öncelikle eski dostumuz cashew’e tıklayın ve “Plasma’yı Yapılandır…” deyin.  Karşınıza 2 seçenek gelecek. Bunlardan 2. olan bizi alakadar etmektedir. Yani “Ayrı bir kontrol paneli kullan” seçeneği. Üsttekini bu yazı serisinin devamında anlatacağım.

O seçeneği işaretlediğinizde kontrol panelini açtığınız anda “bomboş” bir kontrol paneli göreceksiniz. Sonrasında da sağ tıklayıp, Programcık Ekle dediğiniz taktirde, Plasma Kontrol Panelinizi şenlendirebilirsiniz…

Keyifli Plasmalar…

Benim Kontrol Panelim

Sonraki Konu: Sanal Masaüstleri ve Eylemler Evliliği

(Yılın Haberi) Google Amcanın Son Bombası

Kasım 30, 2009 3 yorum

 

Google Amca neye el atmıyor ki. Son bomba da işte bu:

(Haberin Orijinali)Uzakdoğu ülkelerinde oldukça yaygın olan marka ve ürün taklidi konusunda son noktaya gelindi. Vietnam’da bir firma dünyaca ünlü internet devi Google’un ismini kullanarak tuvalet kağıdı üretip piyasaya sürdü.

 


İstanbul Birincisi Olan Öyküm

Kasım 27, 2009 6 yorum

İşte bu yaz yazdığım, ve Avrupa Birliği Öykü Yarışması, İstanbul birincisi olan öyküm. Herkes okusun diye buraya sunayım dedim….

Devamını oku…

Pardus Üzerinde “Bespin” Sorunistanı!!!

Kasım 27, 2009 21 yorum

Uyarı: Bu yazı Pardus 2009 üzerinde Bespin kullanan kişileri ilgilendirmektedir!

Evet, biz Bespin kullanıcılarının ikinci sınıf vatandaş muammelesi görmeye başladığını düşünmeye başladım. Şu an paketlerde gelen Bespin eski sürümlerden biri. Fakat her şey gibi Bespin’in de elbet güncellemesi çıkacaktır. Bu güncellemeyi elle derlemiş biri olarak bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum. Yazının sonunda sizlere bu yeni sürümü nasıl kuracağınızı anlatacağım.

Devamını oku…

AB Öykü Yarışması İstanbul Birincisi

Ekim 29, 2009 10 yorum

Evet arkadaşlar. Muhteşem bir haberim var size… Ben, yani Göktuğ Korkmaz, Avrupa Birliği Öykü Yarışması, İstanbul birincisi oldum!!!

Kısaca bahsedecek olursak eğer:

Bu yarışmanın işleyişi şu şekilde: eşitlik adlı bir tema veriliyor. Bu temaya uygun olarak bir öykü yazıyorsun. Ve benim yazdığım öykü de İstanbul birincisi oluyor.

Neyse… Bu haber fazla uzun olmadığı için başka bir şekilde devam edeceğim. Öncelikle yarışma yeni başladığında yapılan bir seminerden, ve seminer yapan adamın akşamdan kalma olduğundan bahsedeyim. Sonrasında da bizim Serkan hocanın eşinin öğrencilerinin, benden daha iddialı olmasına karşın beni geçememeleri…

Şimdi teşekkürlere gelelim:

Öncelikle Serkan hocam (Serkan Parlak) olmak üzere, yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkür ederim :D

Koskoca(!) Cebit

Ekim 29, 2009 6 yorum

Cebitten Bir Görüntü...Evet! Bir yıl daha bekledim ve en sonunda gene bu büyük fuarda, gene Pardus geliştiricileri ve Özgürlükİçin topluluğundan yöneticiler ve gönüllüler ile buluştuk. Bu yazıyı, fuarın son gününde, gösteri için kullandığımız Asus Eee PC ile yazıyorum. Ama standın toplanmaya başlaması yüzünden birazdan taslağı kaydedip, kendi bilgisayarımdaki Bilbo blogger’ın yerel girdilerine ekleyerek serviste yazmaya devam edeceğim. Hatta demin standı kapattık ve şu an servisten yazmaya başladım. Her ne kadar burada yazmak çok ilginç bir duygu olsa da…

Neyse bu kadar geyik yeter.

Devamını oku…

Elimi Tutan Penguen (Tux)

Ekim 29, 2009 1 yorum

Not: Bu benim Linux ile tanışma hikâyemi anlatan, bilgisayarı gerçek hayata benzeten bir yazıdır. Buradakiler yalnızca benzetmedir. Hayatımda bu kadar kişi ile beraber olsa idim….. :D :D :D Yaklaşık 5 yıl kadar önce idi. Microsotf ailesinin bana göre en saygın üyesi olan Windows 2000 ile bir dostluğum vardı. Ama farkında olmadığım hâlde arkamdan ne işler çeviriyordu… Hem benden izinsiz evime (bilgisayarıma) her kesi sokuyor, hem de en özel sırlarımı anlatıyordu. Bir gün beni ekmesi sonucu artık ona olan tüm güvenim ortadan kalkmıştı. Artık o benim dostum değildi. Zaten hiç dost olmadığımızı anladım. Beni hem kandırmış ve kullanmış biri nasıl dostum olabilirdi? Aslında onun tek düşündüğü Bill Amcasının banka hesap(lar)ı idi. Bir süre yalnızlık içinde dolaşmaya karar verdi. Hiç bir dostum yoktu. Yalnız başıma o bardan o bara (İnternet Kafe) dolaşıp durdum.

Devamını oku…

Kim Kimin Efendisi?

Ekim 29, 2009 4 yorum

Not: Bu yazıya başlamayı aslında 8 ay önce planlamıştım! :D Ancak yazının şansı şimdiye çıktı. Peki neden erteledim? İlk yazmaya başladığımda asi bir dönemimde idim. O yüzden fazla sivri dilli olmuştu. :D Gerçi şimdi de biraz sivri olabilir… Şimdi bir düşünün, özgürlük nedir? Bu özgürlüğü illa bilgisayarınızda düşünmeyin, günlük hayattaki özgürlük de ele alınabilinir. İstediğin gibi giyinme, istediğin gibi yaşama, istediğini yeme, istediğini içme… Bunları diğer insanları rahatsız etmeyecek şekilde yapmamış özgürlüktür. Şimdi gel gelelim asıl konu olan bilgisayarda özgürlüğe! Ve dolayısı ile asıl sorumuzu sormam gerek? Bilgisayarınızda ne kadar özgürsünüz? %100 diye bir cevap maalesef şimdilik mümkün değil. Ama yavaş yavaş o orana geliyor. Şimdi koyu bir özgür yazılımcı gibi değil de biraz iki taraflı bakacağım işe.

Devamını oku…

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.